Skip to content

Türk Kaderciliği

Fritz

T ü r k k a d e r c i l i ğ i – Türk kaderciliğinin en temel hatası, insanı ve kaderi iki ayrı şey olarak karşı karşıya getirmesidir: İnsan, kaderine karşı koymaya, onu engelleme çalışabilir, ama kader her zaman zaferi kazanacaktır, der; bu nedenle en mantıklısı boyun eğmek veya keyfe göre yaşamaktır. Gerçekte ise her insan kendi içinde bir parça kaderdir; belirtilen şekilde kadere karşı koyduğunu sandığında, kaderi de yaşamış olur. Mücadele sadece bir hayal olduğu gibi, kadere boyun eğmek de bir hayaldir; tüm hayaller kadere dahildir. Çoğu insanın iradenin esaretine dair öğretiye karşı duyduğu korku, Türklerin kaderciliğine karşı korku duyduğudur. İnsanın, hiçbir şeyi değiştiremeyeceği için, geleceğin önünde zayıf, boyun eğmiş ve ellerini bağlamış bir şekilde duracağını ya da önceden belirlenmiş olanın artık daha kötü olamayacağından emin olduğu için, huysuzluğundan dolayı dizginleri elinden bırakacağını düşünürler. İnsanın aptallıkları, tıpkı akıllılıkları gibi kaderin bir parçasıdır. Kadere karşı duyulan inanç da kaderdir. Sen, zavallı korkak, gelecekteki her şey için Tanrıların üzerinde duran Moira‘nın ta kendisisin; iyilik de sensin, lanet de, en azından en güçlünün bile elini kolunu bağlayan prangasın. İnsan dünyasının tüm geleceği senin içindedir; kendinden korkman hiçbir işe yaramaz.

           Friedrich Nietzsche,  1880, Gezgin ile Gölgesi – 61 (Türkenfatalismus), Say Yayınları – ISBN 9789754688665

Yazgıcılık her toplumda farklı etkilerle görülmüştür. Nietzsche de bunun farkına varmış olmalı ki, yazgıcılığı toplumca özelliklerine göre sınıflandırmayı gerekli bulmuş. Türkenfatalismus – başlı başına bir terim. Gerektiğinde onu kullanarak bir şeyi “Bu Türkenfatalismus,” diye kolayca açıklayabiliriz.

Nietzsche’nin anlattığı üzere Türk kaderciliğinin karakteristiğindeki önermeler şöyle sıralanır:
-İnsan ve kader hem ayrı hem karşıttır.
-İnsan kaderle savaş durumundadır, fakat insanın bu savaşı kaybetmesi ve kaderin buyruğuna girmesi mutlaktır.
-Kaderin insanın üzerindeki mutlak etkisi acı verir ve acıya direnmenin yolu ya boyun eğmek, ya da hedona yönelmektir.

Nietzsche bunun aynısını Rus toplumu için de yapmış ve farklı karakteristikte Rus kaderciliği terimini de tanımlamıştır.

Yorum Yap

E-postanız paylaşılmayacak.


9 × = yetmiş iki